Özür Dilerim..!
Değerli Okurlarım, hayatımda ilk ve son defa yazacağım bir yazı için sizden yazının hemen başında özür dilerim…
Bugüne kadar birçok konuda, sayısını kendimin bile unuttuğu kadar çok tebrik aldığım yazılar yazdım. Ama bu kez ilk defa birine cevap verme gereği hissettim.
Özür diliyorum çünkü siz benden toplum menfaatine bir şeyler üretmemi beklerken, ben tamamen kişiselleştirerek bir yazı yazdım.
Ancak söz veriyorum, beni bir daha böyle bir şey yaparken görmeyeceksiniz.
Geçenlerde seviyesiz bir program yapılmış. İzlemedim. Toplum da izlememiş olmalı ki; programın tekrarı bir de facebook’ tan paylaşılmış. Birkaç arkadaşımın uyarısı üzerine bu kesiti kısmen de olsa izledim.
Bir de ne göreyim Tv de program yapmayı benden öğrenenler, bireysel hayatımı, basın sektöründeki yaşantımı ve sporculuk geçmişimi eleştiriyor.
Tabi kısıtlı Türkçeleri, dar kelime dağarcıkları ve kendileri gibi seviyesiz üsluplarıyla.
Program yaptığını düşünen embesil meslektaşım; şimdi sana bu mesleğin başka bir yönünü de öğreteceğim.
Eleştiri nasıl yapılır?
Sesin titremeden oku satırları…
1- Sen bu mesleğe ben bir tv kanalından ayrılınca, benim yerime başladın. 3 günlük meslek kariyerin böyle gelişiverdi. Ve birlikte çalıştığım bir başka arkadaşım, ona yapılan teklifi geri çevirince, “Koyunun olmadığı yerde, keçiye Abdurrahman Çelebi” derler misali şimdiki “maşalık” görevine başladın. Gerçi çok yakışıyor.
2- Ben yeşil zeminden geldim. Malatya’da yılarca futbola bir şeyler verdim. Fikirlerimle ürettim, maçlar yönettim, Malatya’ yı il dışında temsil ettim. Peki ya sen Futbolun neresindesin? Nereden geldin? Tamam haksızlık etmeyeyim. Futbolu kültürünü oynadığın bahis kuponları oluşturdu. Takımları oyuncuları öyle tanıdın. Ama çimi kokladın mı?, Maç oynanırken saha içi diyalogu yaşadın mı?, En önemlisi hiç forma terlettin mi?
3- Canlı yayınlanan maçta bir pozisyonun tekrarını ağır çekimden izlerken, yeni bir pozisyon oluşmuş gibi anlatacak kadar moronlaştığın, sadece 100 ile 150 arası kelime dağarcığınla yorumladığın maçlardan bahsetmek bile istemiyorum.
4- Yeni Malatyaspor’ un Ankara kampında röportaj yaptığın bir oyuncuya kamera kayıt dışı iken, “başkanımız, hocamız çok iyi de gelecek vaat eden bir oyuncusun” diyecek kadar bu saygın mesleği küçülttüğünü, bu kadar basitleştiğini hatırlamak bile istemiyorum. (Görüntüleri de var istersen izletirim bir gün)
5- İnsanlar ekmek parasını şerefiyle onuruyla kazanırken, teknik heyete ve yönetime yalakalık yapmak için bizlere iftira attığın günleri unuttuk mu zannediyorsun.
6- Geçtiğimiz yıl Kulüp Başkanı Mehmet Emin Katipoğlu’ nun isminin geçtiği bir ortamda “aramı iyi tutuyorum, belki belediye de beni bir işe sokar” zihniyetinle basın mensubu gömleğini pis, alçak, kirli menfaatlerine nasıl alet ettiğini anlatsana insanlara.
7- Daha 3 yıllık meslek hayatında geçen yıl göklerden indiremediklerinizle neden kavga ettiniz şimdi? Programda yalamaktan, sonlara doğru salya sümük kaldığın, bir tek Real Madrid ile Şampiyonlar Ligi Kupasını, bir de Barcelona ile La Liga Şampiyonluğunu kazanamamış “sevgili hocanla” ilgili, Cafer Aydın ayrıldıktan sonra yönetime ne dedin?
8- Kanını taşıdığın bir yakınının, hem de senin programında yerden yere vurulduğu, hakaretler edildiği bölümünü alıp, internette yayınlayacak kadar kansızlaştığın mı söyleyeyim şimdi.
9- SSK Kayıtlarında bu meslekteki sigortalı gün sayın henüz 1000’ i yeni geçmişken, arkanda bıraktığın enkaz işte bunlar.
Aslında bu maddeleri 20’ ye kadar sıralayacaktım. Ama embesil de olsan iki ayaklısın.
Şimdi, Bak !
“Biliyorsan Konuş Alim Sansınlar, Bilmiyorsan Sus Adam Sansınlar.”
Beni eleştireceksen önce aynaya bakacaksın. Kitap okuyacaksın, düzgün cümle kuracaksın, imla kurallarına uygun yazı yazmayı öğreneceksin. Bir şeyler üreteceksin, futbolun bir yerlerinden geleceksin.
Ben bu yazımda aslında seni eleştirmedim, yücelttim.
Çünkü düne kadar, Bir’in (1) solundaki Sıfır’lar (0) gibi kariyerinde koskocaman bir “Hiç” olan seni muhatap aldım.
Ama emin ol, bir daha seninle aynı seviyeye inmeyeceğim...!
Tüm okurlarımdan tekrar özür diliyorum. Beni bir daha böyle yazılarla görmeyeceksiniz…